iletisim@umitorman.net

Kendimizi Aldatmak

Kendimizi Aldatmak

umit-orman-160x245Kendimizi Aldatmak

İnsanlar en çok başkaları tarafından aldatılmaktan korkar ve hemen Herkes yargılarındaki tutarlılığa güvenir. Bu durum özelikle Hayat arkadaşımızla veya romantik ilişkilerimizde yaptığımız seçimler için geçerlidir.

Duygusal ilişki içinde olduğumuz kişiler konusundaki seçim ölçütlerimizin bütünüyle kendimize özgü olduğuna inanırız. Araştırmalar insanların büyük çoğunluğunun bu önemli kararın verilmesinde rol oynayan gerçek faktörlerden haberi olmadığını göstermiştir. Büyük çoğunluk hayalinde ideal bir partner olduğunu ve buna uygun seçim yaptığını kabul eder. Bu ideale uygun seçim yapmayanlar da daha sonra doğru olanın gerçek hayattaki seçimleri olduğuna kendisini inandırır. Asıl gerçek ise seçimi farkında olmadığımız etkiler altında yaptığımız, daha sonra da buna uygun bahaneler ürettiğimizdir. İsveçli bir araştırma ekibinin yaptığı bir çalışma bu konuya ışık tutabilir. Erkek deneklere çiftler halinde bir dizi kadın yüz fotoğrafları gösterilmiş, çekici bulduklarını seçmeleri ve daha sonra da ellerine aldıkları resimler üzerinden seçim sebeplerini açıklamaları istenmiştir. Ancak bu arada deneklere fark ettirilmeden resimler tercih etmedikleri kadın fotoğrafları ile değiştirilmiş ve seçim nedenlerini, önceden seçtiklerini zannettikleri yerine seçmedikleri fotoğraflar üzerinden açıklamaları istenmiştir. Ayrıca deneklere, resimlerde bir değişim yapılmış olsaydı, bunu fark edip etmeyecekleri sorulmuştur. Deneklerin çok büyük çoğunluğu, böyle bir şey olmuş olsaydı, bunu fark edeceklerini beyan etmiştir. Deneklerin beşte dördü yapılan bu değişikliği fark etmemiştir. İlginç olan, daha sonra kişilere farkında olmadan yaptıkları seçimin nedeni sorulduğunda verdikleri cevaplardır. Bu durumda beklenen sonuçlardan biri, neden bu seçimi yaptıklarını bilmediklerini söylemeleridir. Diğer bir açıklama, ne olup bittiğini tam olarak anlamamış olsalar bile, durumda bir gariplik olduğunu fark etmiş olduklarını ifade etmeleridir. En azından bir grup deneğin bu şekilde yanıltılmış olmaktan ötürü rahatsızlık duyduklarını söylemeleri beklenir. Oysa durum bütünüyle farklıdır. Bu denekler kendi seçtikleri resmi almış olanlarla aynı güven düzeyinde ve aynı ayrıntı çeşitliliğinde seçim nedenlerini açıklamışlardır. Hatta bazı durumlarda açıklamalarını desteklemek için, seçtikleri resimdeki kadında bulunmayan ‘küpe’yi dahi açıklamalarına dahil ettikleri görülmüştür.Hatta bu deneyler inekler ve boğalar üzerinde de denenmiş ve gene insanoğluna benzer sonuçlar alınmıştır , hatta hayvanlar yıkanan süslenen pahalı tasmalar veya ziller takan karşıcinsini seçmişlerdir. Demekki doğada bile görsellik var, tavus kuşu karşı cinsine kur yapmak için kanatlarını açar ve tablo gibi muhteşem bir görüntüyle salım salım karşı cinsin ilgisini çekmek için önünden yürür. Maymunlar beğendikleri cinsi etkilemek için en garip kendilerinde en can alıcı sesleri çıkartarak dikkat çekmeye çalışırlar.

Pahalı olan iyidir.

İnsanların kendilerini aldatmalarının en yaygın örnekleri, yüksek bedel ödedikleri ürünün daha kaliteli veya daha iyi olduğuna inanmalarıdır. Bu nedenle yapay malzemeden yapılmış olsa da bir çantaya, Louis Vuitton veya Chanel gibi önemli bir markanın logosunu taşıdığı için binlerce dolar öderler. Böyle bir ürünü kullanan kişi kendisinin başka insanların gözünde daha değerli algılandığına inanabilir. Ancak bu durum sadece giysi, gözlük veya herhangi bir aksesuar için geçerli değildir. Örneğin bir araştırmada, ağrı kesici olan Voladone-Rx’in bir tabletinin fiyatının bir gruba 2.5 dolar, diğer gruba10 cent olduğu bildirilmiş ve ikinci grupta ilacın etkisinin yarı yarıya azaldığı bildirilmiştir. Ağrı kişinin sağlığında bir şeylerin yolunda gitmediği konusunda bir işarettir. Anlaşılıyor ki, ucuz fiyatlı bir ürünün etkisinin de düşük olduğu inancı, tedaviyi etkilemektedir. Belki de içeriğinde çok özel bir madde bulunmasa da, kozmetik ürünlerin, örneğin yüz ve güzellik kremlerinin fiyatını yükseltmek ürüne inancı ve satışları artırmaktadır. Benzer şekilde bir araştırmada, kırk şarap uzmanına kaliteli Bordeaux şarabı etiketi ile sunulan düşük fiyatlı şarap, uzmanlar tarafından ‘hoş, keskin, dengeli ve sert’ olarak değerlendirilmiştir. Aynı uzmanlar aynı şarapla ilgili değerlendirmelerini, kendilerine sofra şarabı etiketiyle sunulduğunda, ‘etkisiz, hafif, tatsız ve yetersiz’ olarak yapmışlardır. Sadece 12 uzman, ucuz şarabın içimini ‘rahat’ bulduğunu söylemiştir. Bir başka araştırmada klasik müzik eşliğinde yüksek fiyat etiketiyle sunulan şarap kırk şarap uzmanı tarafından ‘ödenen paranın karşılığı, kaliteli’ olarak değerlendirilirken; aynı şarap basit bir ortamda ve düşük fiyatla sunulduğunda ‘ucuz, yetersiz ve kusurlu’ bulunmuştur. Show dünyasında özellikle Moda Defile dünyasında güzel kızlar genelde fakir veya azgelişmiş yerlerden seçilir (çünkü onlar gerçekten güzeldirler sadece biraz giyime kuşama ihtiyaçları vardır) Hatta çoğu sanatçıların before and after resimleri sosyal medyada bol bol kullanılır, ve aradaki değişimi ilgiyle izleriz. Çirkin kadın yoktur güzel olmasını beceremeyen veya bilmeyen kadın vardır diye  de boşu boşuna söylenmemiştir. 2016 yılı yani 21 .inci yüzyılda en önemli şeylerin başını görsellik çektiğinin altını özellikle çiziyorum ki çocuklar bile her neye ihtiyacı olsun olmasın seçtiği objeler ya çok moda bir markadır yada çok süslü afilli taşlı çiçekli böceklidirJ

Sonuç

Bilim adamlarının yanılgılarımızı inkar edemeyeceğimiz açıklıkta ortaya koymaları, yaptığımız seçimlerin çoğunun farkında olmadığımız güçler tarafından yönlendirildiğini göstermektedir. Hisseden beynimizin yaptığı bu seçimleri, düşünen beynimiz bizim için makul hale getirmekte ve kabul edilebilir açıklamalar yapmamızı sağlamaktadır.