iletisim@umitorman.net

Nefes açılımları

Nefes açılımları

Unutmayın ki yaşamın mucizesini ve gizemini yaşamaya başlamamızı sağlayan şey nefestir.

Nefesteki oksijen, hücrelerimiz için en önemli bileşen ve enerji kaynağıdır…

(Hafiften biraz siyaset yapayım, İstanbul’da nefes alınacak fazla bir yer kalmadı. Mesela Ümraniye ve civarı oksijen değerinin en düşük olduğu yer olarak tespit edilmiştir. Artık çok iyi nefes almak ve kaliteli hava solumak hayal gibi bir şey… Bu nedenle lütfen yeşili koruyalım ve yeşile sahip çıkalım; yarın için çocuklarımız için…)

Kültür ve üslup farkı

Kültür ve üslup farkı

Nefesi mükemmel bir araç olarak, bilinçli şekilde; etkilemek, aktive etmek ve bilinçaltını temizlemek için kullanabiliriz. Bilinçaltı seviyesinde nasıl düşündüğümüz ve hissettiğimiz, nasıl nefes aldığımızla bağlantılıdır. Yani nasıl nefes alıyorsak öyle yaşıyoruz…

Herkesin kendine has nefes alma şekli vardır. İşte burada ruhsal durum ortaya çıkar. Mesela çok ürkütücü bir olay karşısında “Nutkum tutuldu, nefessiz kaldım” deriz. Yani bedenin kendi içindeki gizli travmasını nefesle ifade etmişizdir… Veya hırçın bir köpek kovaladığı an “Nefes nefese kaldım, ödüm koptu” derken yaşadığımız travmayı yine nefes ile ifade ederiz…

 

Tartışmalarda ve yaşadığımız gerginliklerde yüzümüzün bembeyaz olması yine aldığımız nefes ile bağlantılıdır…

Nefesimizi tuttuğumuzda aslında hücrelerimizi  içine baskılamış oluyoruz. Bu da bizi hastalıklara ve fiziksel şikâyetlere doğru götürebiliyor, ruhsal olarak da etkileyerek depresyona girmemize neden olabiliyor…

Hayatla bağı kopan veya hayata küsen kişiler nerdeyse çok az nefes alır. Depresyona girmiş kişilerde hep gözlemlediğim bir durumdur; yaşamak istemez bir halin göstergesi olarak çok sığ nefes alıp verirler. Bu durum onların hayatla olan bağlarının kopukluğunu gösterir.

Çünkü az nefes; az oksijen, az hayat demektir…

Aşık olduğunuzda kalbiniz yerine dar gelir, içiniz içinize sığmaz, ayaklarınız yerden kesilir. Neden mi? Çünkü aşk, yaşam enerjisi yani yoğunlaşmış nefesi de beraberinde getirir…

Artık hayatı bol bol içe çekişler başlamıştır…

Nefes hayattır!

Nefes alma şeklimizi değiştirdiğimizde düşünce tarzımızı ve duygularımızı da değiştirmiş oluyoruz. Bu güçlü kimyasal değişim, nefesin hediyelerinden biridir.

Vücudumuzdaki alyuvarlar kardiyovasküler sistemin işçileridir. Oksijeni kan damarlarından doku hücrelerine taşır ve doku hücrelerinden atık madde olan karbondioksiti alırlar. Daha sonra karbondioksiti damarlar aracılığıyla kalbin sağ tarafına geri taşırlar.

Kalp pulmoner arter aracılığı ile kanı yeniden akciğerlere pompalar. Burada karbondioksit oksijen ile değiştirilir ve nefes dışarı atılır. Sonuç olarak tüm solunum süreci her nefes ile birlikte aynı şekilde yinelenir…

Evet, nefes hayattır; ama vaat edilen cennet değildir. Dünyadaki cenneti yaratmanın, yani fiziksel ve ruhsal olarak erdeme ulaşmanın yolu, kişinin duygularını yönetmesi ve iyi kullanmasından geçer. Hepinize bol oksijenli, temiz havada mutlu günler diliyorum.

 

Sağlıcakla kalınız…